Firmalara danışmanlık yaparken TÜBİTAK 1501 konusunda en çok duyduğum şey şu: "Biz başvurduk, reddettiler. Sistem çok opak." Haklı bir his ama tam doğru değil. Sistemi anlayınca opak değil, aksine oldukça mekanik olduğunu görüyorsunuz. Hangi projeler neden reddediliyor, puanlama nasıl yapılıyor, hakem ziyaretinde ne bekleniyor, bunların hepsinin yazılı kuralı var. Sorun şu ki o kuralların büyük bölümü çağrı dokümanlarının derinliklerinde gizli.
Bu yazıda 1501'in tüm mekanizmasını açıyorum. Başvuru öncesinden, proje devam ederken karşılaşılan sorunlara kadar.
Programın Özü: Ne Yapıyor, Kime Göre?
TÜBİTAK 1501, Türkiye'de yerleşik sermaye şirketlerinin Ar-Ge projelerine geri ödemesiz hibe sağlıyor. "Yerleşik sermaye şirketi" derken limited veya anonim şirket kastediyorum; şahıs şirketi, adi ortaklık, vakıf, dernek, kooperatif başvuramıyor.
Sektör ve büyüklük sınırlaması yok. KOBİ olmak zorunda değilsiniz; büyük firma da başvurabilir. Yazılım, imalat, sağlık, tarım teknolojisi, savunma, gıda, tekstil; tümü kapsamda.
Program yılda iki kez çağrıya çıkıyor: Ocak ve Temmuz dönemleri. 2026/1 çağrısı Ocak'ta açıldı, Nisan ortasında kapandı. 2026/2 çağrısı Temmuz başında gelecek.
Hibe Oranı: %40 mı, %60 mı?
Çoğu kaynakta "TÜBİTAK 1501'de hibe oranı %40-60" yazıyor ve orada kalıyor. Detayına girmek gerekiyor.
Temel oran %40. Bu oran sektör ve büyüklükten bağımsız, herkes için aynı başlıyor.
İlave oranlar ek koşullar sağlandığında devreye giriyor ve toplam oran en fazla %60'a çıkabiliyor. İlave oran getirebilecek faktörler şunlar:
- Projenin onaylanan bütçesinin yerli malı alet/teçhizat/yazılım için kullanılması (yerli malı kullanımına ilave destek)
- Teknopark veya Ar-Ge merkezinde faaliyet göstermek
- Üniversite veya araştırma kuruluşuyla ortaklı proje
- Uluslararası proje ortaklığı
- KOBİ ölçeğinde olmak (bazı dönemlerde ek oran uygulanabilir)
Pratikte %60'a ulaşmak mümkün ama otomatik değil. Her projenin dönemsel bütçesi onaylanırken o dönem için geçerli ilave oranlar hesaplanıyor. Projeyi tasarlarken bu ilave oranları göz önünde bulundurun; yerli malı teçhizat tercih edebiliyorsanız hem stratejik hem mali açıdan anlamlı.
Proje Süresi ve Bütçe
Süre: Başvuruda en fazla 24 aylık proje önerisi sunulabiliyor. Ama proje devam ederken prototip testi, klinik test gibi makul gerekçelerle uzatma talep edilebiliyor. Uzatma maksimum bir kez, orijinal sürenin %50'sini geçmeyecek şekilde; yani 24 ay başvurduysanız, en fazla 12 ay daha alarak 36 aya ulaşabiliyorsunuz.
Bütçe: Üst sınır yok. Ama bu "istediğiniz kadar yazın" anlamına gelmiyor. TÜBİTAK, firmanın ciro ve aktif büyüklüğüyle orantısız bir bütçeyi reddediyor. 5 milyon TL cirolu bir firmanın 20 milyon TL bütçeli proje sunması inandırıcı değil; hakemler bunu görüyor.
Ayrıca kritik bir not: aynı çağrı döneminde 1501 ve 1507 başvuruları birlikte hesaplanıyor ve toplam başvuru sayısı en fazla 2. Yani 1507'ye 1, 1501'e 1 başvurabilirsiniz; ama 1501'e 2 + 1507'ye 1 yapamazsınız. Ortaklı başvurularda bu limit uygulanmıyor, ortaklı proje ayrı sayılıyor.
Desteklenen Giderler: Tam Liste
Proje bütçesine şu giderler girebiliyor:
a) Personel giderleri: Projede görevlendirilen Ar-Ge personelinin brüt ücretleri. Tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışabilirler ama projeyle fiili ilişkisi belgelenebilir olmalı.
b) Seyahat giderleri: Şehirlerarası ve uluslararası uçak, tren, otobüs, gemi; ekonomi sınıfı. Proje kapsamında teknik ziyaret veya kongre gibi belgelenebilir amaçla yapılan seyahatler.
c) Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alımı: Proje için satın alınan cihazlar, yazılım lisansları, teknik kitap ve yayınlar.
d) Malzeme ve sarf giderleri: Prototip üretimi için kullanılan hammadde ve bileşenler.
e) Danışmanlık ve hizmet alımı: Yurt içi veya yurt dışı teknik danışmanlardan alınan hizmetler, YMM (Yeminli Mali Müşavir) rapor giderleri. YMM raporu zorunlu, bütçeye dahil.
f) Ar-Ge hizmeti alımı: Üniversiteler, TÜBİTAK birimleri veya özel sektör Ar-Ge kuruluşlarına yaptırılan Ar-Ge işleri. Bu kalem üzerinden üniversiteyle köprü kurulabiliyor ve hem projeye içerik katılıyor hem değerlendirmede artı puan geliyor.
Bunlara ek olarak onaylanan bütçenin belirli bir oranı genel gider ödemesi olarak da destek kapsamına giriyor.
Değerlendirme Sistemi: Puanlama Nasıl İşliyor?
Bu kısmı anlamadan başvuru yapmak biraz karanlıkta yürümek gibi.
Değerlendirme üç boyut üzerinden yapılıyor:
I. Endüstriyel Ar-Ge içeriği, teknoloji düzeyi ve yenilikçi yön
Projenin gerçek bir teknik zorluğu çözüp çözmediği burada ölçülüyor. "Biz rakiplerden farklı bir yazılım geliştiriyoruz" yeterli değil; farkın ne olduğunu, teknik açıdan neden zor olduğunu, mevcut çözümlerden nasıl ayrıştığını açıklayabilmeniz lazım. Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) de burada değerlendiriliyor; başlangıç THS'si ile hedef THS'si arasındaki mesafe, projenin Ar-Ge niteliğinin kanıtı.
II. Proje planı ve firmanın altyapı uygunluğu
Ekibiniz yetkin mi, iş paketleri gerçekçi mi, zaman planı savunulabilir mi, alt yapınız projeyi taşır mı? Personelin CV'leri burada devreye giriyor. Kağıt üzerinde mühendis görünüp projeyle hiç ilgisi olmayan biri ekip listesindeyse, hakem bunu ziyarette görüyor.
III. Proje çıktılarının ekonomik yarara ve ulusal kazanıma dönüşebilirliği
"Ürün hazır olunca satarız" yetmiyor. Kime satacaksınız? Fiyat ne olacak? İthal rakibine kıyasla avantajı ne? İhracat potansiyeli var mı? Bu soruların cevabı bütçeyle orantılı ve inandırıcı şekilde belgede yer almalı.
Eşik değer: Her üç boyuttan da en az 60 puan almak zorundaysınız. Üç boyuttan biri 60'ın altında kalırsa, diğerleri ne kadar yüksek olursa olsun proje reddediliyor. Genel ortalama yüksek tutmak değil, her boyutu ayrı ayrı geçmek gerekiyor.
Ek puanlar:
- Öncelikli Ar-Ge alanında olmak (afet teknolojileri, 12. Kalkınma Planı kilit teknolojileri): +5 puan
- Geçmiş TÜBİTAK projelerindeki ticarileşme performansı: -1 ile +5 arasında
Ticarileşme puanı iki yönlü çalışıyor: önceki projeleriniz iyi ticarileşmişse artı, ticarileşmemişse eksi puan alıyorsunuz. İlk defa başvuruyorsanız ticarileşme ek puanı hesaplanmıyor, sıfır kabul ediliyor. Bu hem avantaj hem dezavantaj; geçmiş negatif puanlamanız olmuyor ama olumlu bir geçmişiniz de yok.
Otomatik Red: Ön Değerlendirmede Elenme Gerekçeleri
Bu liste resmi çağrı dokümanında var ve çoğu firma farkında değil. Aşağıdaki tespitlerden biri yapılırsa proje hakeme bile gönderilmeden reddediliyor:
Ar-Ge niteliği yoksa: Proje başvurudan önce tamamlanmış, teknik bir problem kalmamış.
Firma katkısı sıfırsa: Bütün Ar-Ge işini dışarıdan hizmet alarak yaptırıyorsunuz, kendiniz hiç yoksunuz.
Yapılabilirlik yoksa: Çıktının teknik, hukuki veya endüstriyel açıdan uygulanma olasılığı yok.
Yatırım ağırlıklıysa: Proje aslında üretim altyapısı kurma projesi; Ar-Ge değil, yatırım.
Rutin uygulamaysa: Standart yazılım kurulumu, rutin sistem entegrasyonu gibi Ar-Ge sayılmayan faaliyetler.
Ekonomik değer üretmiyorsa: Pazar potansiyeli yok, ticarileşme planı yok.
Teknoloji eskiyse: Mevcut bilimin gerisinde kalmış çalışmalar.
Ekipte uzman yoksa: Proje konusuyla ilgili en az lisans derecesine sahip firma çalışanı ekipte yer almıyorsa. Bu şartın istisnası var: proje konusundan farklı alanda mezun biri, özgeçmişinde proje konusuna ilişkin deneyimini kanıtlıyorsa kabul edilebiliyor. Ama bu "makine mühendisi yazılım projesi sunar" durumunu otomatikleştirmiyor; gerekçesi güçlü olmalı.
Değiştirmeden aynı proje tekrar sunulmuşsa: Daha önce reddedilmiş bir proje, ret gerekçeleri ele alınmadan yeniden sunulursa direkt reddediliyor.
Proje bilgisi yetersizse: Çok kısa, kıt bilgiyle hazırlanmış başvurular.
Bütçe Ar-Ge faaliyetiyle uyuşmuyorsa: Büyük bütçe yazılmış ama kalemlerin Ar-Ge'yle bağlantısı yok, savunulamaz giderler var.
Hakem Ziyareti: En Kritik Aşama
Ön değerlendirmeden geçen projeler hakem değerlendirmesine alınıyor. Hakemler genellikle konuyla ilgili üniversite akademisyenleri arasından seçiliyor; İstanbul'daki bir firmaya İTÜ, YTÜ, Boğaziçi gibi üniversitelerden gelmesi olağan.
Ziyaret fiziksel olabiliyor ya da video konferans üzerinden de yapılabiliyor (BİLTEG kapsamındaki projelerde firmanın tercihi alınıyor).
Ziyarette hakemler şunlara bakıyor:
- Belgede yazılanlarla firma gerçeği örtüşüyor mu?
- Ekipte belirtilen personel gerçekten orada mı, projeyle ilgileniyor mu?
- Teknik altyapı proje iddiasını karşılıyor mu?
- Proje yöneticisi projesini anlatabiliyorsa, soruları yanıtlayabiliyor mu?
Bu son noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Başvuruyu tamamen dışarıdan danışman firmalara yaptırmış, proje yöneticisi belgede yazan teknik konulardan habersiz olan durumlar var. Hakem ziyaretinde bu hemen belli oluyor. 1501'e başvuracak firmaların başvuru yazımını anlayan biriyle birlikte yürütmesi, ama teknik içeriği içeriden bilen kişinin hakem ziyaretinde hazır olması şart.
Proje Sürecinde Raporlama
Proje onaylanıp sözleşme imzalandıktan sonra süreç şöyle işliyor:
Her 6 ayda bir dönem raporu hazırlanıyor. Bu raporlarda hangi faaliyetler gerçekleştirildi, harcamalar neler, teknik ilerleme ne durumda bilgilerini sunuyorsunuz.
TÜBİTAK bir izleyici (proje monitörü) atıyor. İzleyici proje süresince harcamaları ve teknik ilerlemeyi denetliyor; dönem raporlarını inceliyor, gerektiğinde firmayı ziyaret ediyor.
YMM raporu dönem bazında hazırlanıyor. Bu gider ciddi, bütçeye baştan dahil edilmezse süprize yol açıyor. Genellikle dönem bütçesinin %2-3'ü gibi bir rakam tutuyor.
Proje bitiminde sonuç raporu sunuluyor. Ardından ticarileşme izleme süreci başlıyor; TÜBİTAK sonraki yıllarda da firmanın ticarileşme performansını takip ediyor ve bu performans bir sonraki proje başvurusunda ek puan sistemini etkiliyor.
Başvuru Süreci: PRODİS ve E-imza
Tüm başvurular PRODİS sistemi (eteydeb.tubitak.gov.tr) üzerinden yapılıyor. Kağıt yok, fiziksel teslim yok.
Önce kuruluş bazlı ön kayıt gerekiyor. Daha önce ön kayıt onayı alanlar tekrar yapmıyor; ama yeni başvuranların bunu çağrı açılışını beklemeden önceden yapması tavsiye ediliyor. Ön kayıt evraklarındaki eksiklikten kaynaklanan ret sorumluluğu firmaya ait.
E-imza zorunlu. Başvuru öncesinde e-imzanızın geçerlilik süresini kontrol edin; çağrı kapanışından önce dolacaksa yenilenmesi gerekiyor. Bunu kaçıran firma sayısı tahmin ettiğinizden fazla.
Sistem hatası nedeniyle başvuru yapılamaması durumunda, çağrı kapanışından sonraki 15 gün içinde dilekçeyle TÜBİTAK'a bildirim gerekiyor. 15 günü geçen dilekçeler değerlendirmeye alınmıyor.
Öncelikli Ar-Ge Alanları: 5 Ekstra Puan Nereden Geliyor?
2026/1 çağrısında ek puan getiren iki alan var:
Afet öncesi, sırası ve sonrasına yönelik araştırmalar ve teknolojiler: Erken uyarı sistemleri, arama-kurtarma teknolojileri, bina güçlendirme çözümleri, afet yönetim yazılımları gibi konular.
12. Kalkınma Planı öncelikli ve kilit teknoloji alanları: Yapay zeka, yarı iletken, savunma teknolojileri, biyoteknoloji, ileri malzemeler, uzay teknolojileri bunların başında geliyor.
"Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası" ve "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İklim Değişikliğine Uyum" başlıkları bu çağrıda 5 puan kapsamı dışında tutulmuş. Yeşil dönüşüm projeleri için 1832 programı daha uygun.
Projeniz bu alanlara giriyorsa, başvuruda bunu açıkça belirtin. TÜBİTAK hangi projenin öncelikli alana uyduğunu tespit etmek için başvuruyu tarıyor; siz bunun üzerine göre sunuyu şekillendirirseniz ek puan alma ihtimali yüksek.
Neden Reddediliyorlar: Pratik Gözlemler
Başvuruların reddedilme sebepleri genellikle teknik değil, kurgu hatası kaynaklı. Gördüğüm en yaygın sorunlar:
Ticarileşme bölümü boş geçilmiş. "Ürünü geliştireceğiz, pazara sunacağız." Yeterli değil. Kim alacak, kaç liraya, rakibe göre ne avantajı var, ilk yıl kaç adet satış bekleniyor; bunların hepsinin somut gerekçeye dayalı olması gerekiyor.
Ar-Ge ile yatırım karıştırılmış. Proje aslında makine parkı kurma projesi ama Ar-Ge olarak sunulmuş. TÜBİTAK bu ayrımı çok iyi yapıyor; ön değerlendirmede elenme gerekçelerinin başında bu geliyor.
Bütçe kalemlerinin Ar-Ge ile bağlantısı kurulamamış. 500 bin TL teçhizat alımı bütçeye konmuş ama o teçhizatın projeye katkısı nasıl sağlanıyor, hangi iş paketiyle ilişkili, belgede yok.
Ekip yetkinliği zayıf gösterilmiş. CV'ler kısa, projede ne yapacakları yazılmamış, proje konusuyla bağlantısı kurulmamış.
Önceki reddedilmiş proje aynısıyla tekrar sunulmuş. Bu otomatik ret. Hakem yorumları incelenip revizyon yapılmadan aynı projeyi tekrar göndermek zaman kaybı.
1501'den Ne Kazanılıyor?
Finansal kazanımın ötesinde 1501'in getirdiği iki şey var ve bunları yeterince anlatmıyorlar.
Ar-Ge kültürü kurumlaşıyor. Proje yürütmek; iş paketleri oluşturmayı, personel zaman takibi yapmayı, giderleri belgelemeyi, teknik ilerlemeyi raporlamayı zorunlu kılıyor. Bu süreçlerden geçen firmalar, proje bittikten sonra farklı çalışıyor.
Ticarileşme sicili oluşuyor. İlk projeniz iyi ticarileşirse, ikinci başvurunuzda +5 ek puan geliyor. Sistem sizi ödüllendiriyor. Tersine, kötü ticarileşme de cezalandırıyor; dolayısıyla proje çıktısını gerçekten satmak için çaba sarf etmek, soyut bir motivasyon değil, sonraki başvurunuzu doğrudan etkileyen somut bir hesap.
Üniversite ile köprü. Ar-Ge hizmeti alımı kalemi üzerinden üniversite bölümleriyle çalışmaya başlayan firmalar, genellikle bu ilişkiyi proje bittikten sonra da sürdürüyor. Araştırma erişimi, erken mezun istihdamı gibi faydalar zamanla birikmeye başlıyor.
Reddedilen Projeyle Ne Yapılır?
TÜBİTAK hakem raporlarını paylaşıyor; hangi boyutta neden düşük puan alındığı yazıyor. Bu raporları ciddiye alın.
Ret gerekçeleri ele alınmadan aynı projeyi tekrar göndermek otomatik ret. Ama ret gerekçelerine göre projeyi revize etmek ve bir sonraki çağrıda tekrar sunmak hem mümkün hem de anlamlı. Revize edilmiş başvuruların onay oranı belirgin şekilde yüksek; hakem yorumları bir çeşit ücretsiz danışmanlık gibi çalışıyor.
2026/2 Çağrısı İçin Ne Zaman Hazırlanmaya Başlanmalı?
Temmuz başında açılmasını bekliyorum. Ön kayıt işlemini çağrı açılışını beklemeden şimdiden yapabilirsiniz; bu başvuru için zaman kazandırıyor. Proje fikrini ve ekip yapısını çağrı öncesinde netleştirirseniz, çağrı açıldığında 3-4 hafta içinde sunmak mümkün.
E-imza geçerlilik süresini kontrol edin. Bir sonraki çağrı kapanışından önce doluyorsa şimdiden yenileyin.
Özet Tablo
Konu | Detay |
|---|---|
Kimler başvurabilir | Limited ve anonim şirketler, tüm sektörler ve büyüklükler |
Hibe oranı | %40 temel, %60'a kadar ilave |
Bütçe limiti | Yok (firmayla orantılı olması bekleniyor) |
Proje süresi | 24 ay (uzatmayla max 36 ay) |
Başvuru per çağrı | Max 2 (1501+1507 toplamı) |
Çağrı takvimi | Ocak ve Temmuz |
Değerlendirme eşiği | Her 3 boyuttan min 60 puan |
Ek puan (öncelikli alan) | +5 puan |
Ek puan (ticarileşme) | -1 ile +5 arası |
Başvuru sistemi | PRODİS (e-imza zorunlu) |
Raporlama | 6 aylık dönemler, YMM raporu |
Soyut kurallar anlatmak kolay. Ama "ticarileşme bölümünü güçlü yazın" dediğinizde kimse tam olarak ne demek istediğinizi anlamıyor. O yüzden bu yazıda farklı bir yol deniyorum: gerçek başvuru senaryoları üzerinden, neden reddedildi, ne yapılsaydı onaylanırdı, bunu karşılaştırmalı olarak açıklıyorum.
Aşağıdaki vakalar, TÜBİTAK'ın resmi ret gerekçe kalıplarına, çağrı dokümanlarına ve AGY100 (proje öneri formu) kılavuzuna dayanıyor. Firma isimleri kurgusal, ama durumlar birebir gerçek başvurularda karşılaşılan senaryolar.
VAKA 1 — "Biz Zaten Yapıyorduk" Hatası
Firma: Bir İstanbul ERP Yazılım Şirketi
Ne sundu: "Tekstil Sektörüne Özel Entegre Yönetim Yazılımı Geliştirilmesi"
Firma, yıllardır tekstil firmalarına ERP danışmanlığı yapıyor. Mevcut SAP ve Logo ürünlerinin tekstile özgü bazı süreçleri karşılamadığını görüyorlar, sektöre özel bir yazılım geliştirmeye karar veriyorlar. Başvuruyu hazırlarken de bunu olduğu gibi yazıyorlar: "Firmamız 8 yıldır bu sektörde çalışmakta olup, müşterilerimizin ihtiyaçlarını iyi biliyor. Bu proje kapsamında..."
Hakemin tespiti: "Projedeki Ar-Ge faaliyetlerinin başvuru öncesinde büyük ölçüde tamamlandığı anlaşılmaktadır. Başvuruda açıklanan teknik gereksinimler, firmanın zaten çözüm geliştirdiği durumları tanımlıyor; çözülmesi gereken açık bir teknik problem bulunamamıştır."
Ret gerekçesi: Teknik/teknolojik çözülmesi gereken problem yok. Ön değerlendirmede elendi, hakeme gönderilmedi.
Peki Gerçekte Ne Yapılmalıydı?
Önce şunu anlamak lazım: TÜBİTAK, firmanın ne yapacağını değil, ne bilmediğini, hangi teknik soruya yanıt aradığını destekliyor. Tekstil ERP firması bilmediği bir şey var mıydı? Vardı; ama bunu bulmak için biraz daha içeriye inmek gerekiyordu.
Tekstil sektöründe gerçek teknik problemler neler? Kumaş kesim optimizasyonu (fabric cutting waste minimization) NP-hard bir optimizasyon problemi; mevcut algoritmalar %8-12 fire veriyor, bunu %4-5'e indirmek için hâlâ açık araştırma alanı var. Dijital baskı makinelerinin renk kalibrasyon tutarlılığı renk ölçüm standartlarıyla tam örtüşmüyor. Müşteri koleksiyonuna göre dinamik üretim planlaması ile stok yönetimini eş zamanlı optimize eden hibrit modeller yetersiz.
Doğru başvuru şöyle kurulurdu:
Başlık: "Çok Kısıtlı Kumaş Kesim Planlaması için Makine Öğrenmesi Destekli Hibrit Optimizasyon Algoritması Geliştirilmesi"
Teknik problem tanımı: "Tekstil üretiminde kesim planlaması, NP-hard kategorisinde bir kombinatoryal optimizasyon problemidir. Mevcut ticari çözümler (Lectra, Optitex) %8-12 fire oranıyla çalışmaktadır. Firmamızın müşterilerinde yapılan ölçümlerde ortalama fire %10,3 olarak tespit edilmiştir. Bu proje kapsamında, dinamik kısıt setleri (kumaş deseni, çift yönlü kesim kısıtı, minimum parça boyutu, sipariş önceliği) altında çalışan ve %5 altında fire hedefleyen bir hibrit metasezgisel optimizasyon algoritması geliştirilecektir."
Teknoloji Hazırlık Seviyesi: Başlangıçta THS 3 (deneysel fizibilite kanıtlanmış), hedef THS 6 (prototip sistemi ilgili ortamda doğrulanmış).
Bu çerçevede sunulsaydı, hem Ar-Ge niteliği hem teknik zorluk hem de ticarileşme (yurt içinde 200+ tekstil firması potansiyel müşteri, ithal yazılıma alternatif) açısından çok daha güçlü bir başvuru olurdu.
VAKA 2 — Teknik İçerik Güçlü, Ticarileşme Bölümü Boş
Firma: Bursa'da Bir Endüstriyel Sensör İmalatçısı
Ne sundu: "Yüksek Sıcaklık Ortamları için Genişletilmiş Ölçüm Aralıklı Termoçift Sensör Geliştirilmesi"
Firma mühendisleri çok iyi. Proje teknik bölümü neredeyse kusursuz: hangi metalurjik kaplama kombinasyonlarını deneyecekler, hangi sıcaklık aralığını hedefliyorlar (mevcut sınır 1400°C, hedef 1600°C), hangi test standartlarına göre doğrulama yapacaklar (IEC 60584), referans makaleleri bile var. 15 sayfalık teknik bölüm; 1 sayfalık ticarileşme bölümü.
Ticarileşme bölümünde şu yazıyor: "Proje sonucunda geliştirilen sensörler demir-çelik, cam ve seramik sektörlerine pazarlanacaktır. Ülkemizde bu tür sensörler ithal edilmektedir ve yerli alternatif geliştirilmesi ulusal ekonomiye katkı sağlayacaktır."
Hakemin tespiti (III. boyut — ekonomik yarar): Puan: 48/100. Eşik değer 60, bu boyuttan eşiğin altında kaldı ve proje reddedildi.
Hakem notu şu: "Proje teknik açıdan değerli olmakla birlikte, hedef pazar analizi son derece yüzeysel kalmıştır. Hangi müşteri segmentine hangi fiyatla satış yapılacağı, rakip ürünlere göre maliyet ve performans avantajı, proje bütçesiyle orantılı pazar büyüklüğü ve satış projeksiyonu sunulmamıştır."
Ret gerekçesi: III. boyuttan eşik altı puan. Teknik boyut güçlüydü, ama sistemin mantığı gereği tek boyuttan düşük puan aldığında genel puan ortalaması ne olursa olsun ret geliyor.
Nasıl Düzeltilmeliydi?
Ticarileşme bölümünü iki saatte yazmak mümkündü. Gereken şey şu beş soruya somut cevap vermekti:
1. Pazar büyüklüğü: "TÜİK verilerine göre Türkiye'de 2025 yılında demir-çelik sektörü ithalatında hassas ölçüm ekipmanı kalemi 47 milyon dolar. Termoçift sensörler bu kalemin yaklaşık %18'ini oluşturuyor (8,5 milyon dolar). Cam ve seramik sektörü eklenerek yurt içi potansiyel pazar büyüklüğü 12-14 milyon dolar olarak öngörülmektedir."
2. Rakip analizi: "Mevcut piyasada Heraeus (Almanya), Omega Engineering (ABD) ve Pyromation (ABD) ürünleri kullanılmaktadır. Bu ürünlerin birim fiyatı 1.800-3.200 EUR arasında değişmektedir. Geliştirilen sensörün üretim maliyeti hedef analizine göre 900-1.100 EUR aralığında kalacak; bu da %35-45 maliyet avantajı anlamına gelmektedir."
3. Potansiyel müşteriler: "Erdemir, İsdemir, Borçelik ve Çemsan ile proje öncesinde ön görüşmeler yapılmıştır. Erdemir teknik ekibi, ürün THS 7 seviyesine ulaştığında pilot uygulama için sözlü taahhüt vermiştir."
4. Satış projeksiyonu: "Proje bitiminin birinci yılında: 80 adet, tahmini ciro 1,2 milyon TL. Üçüncü yılda: 350 adet, tahmini ciro 5,8 milyon TL."
5. İlave yatırım ihtiyacı: "Ürün sertifikasyonu (ATEX) için 180.000 TL ek bütçe öngörülmüştür. Bu maliyet proje sonrası firmanın öz kaynaklarından karşılanacaktır."
Bu beş soruya bu şekilde cevap verilseydi, III. boyut puanı 48'den 75-80 bandına çıkardı ve proje muhtemelen onaylanırdı.
VAKA 3 — İlk Başvuruda Ret, Revizyonla Onay
Firma: İzmir'de Bir Gıda Teknolojisi Şirketi
İlk Başvuru: "Zeytinyağında Antioksidan Stabilitesinin Artırılmasına Yönelik Nano-Kapsülleme Teknolojisi Geliştirilmesi"
Bu başvuruda üç sorun vardı.
Sorun 1 — Bütçe-Faaliyet Uyumsuzluğu: Bütçede 450.000 TL'lik endüstriyel dolum hattı makinesi vardı. Hakem bu makineyi gördüğünde şunu yazdı: "Talep edilen dolum hattı ekipmanı, proje kapsamındaki Ar-Ge faaliyetleriyle doğrudan ilişkili değildir. Bu ekipman üretim kapasitesi artışına yönelik bir yatırım niteliği taşımaktadır."
Sorun 2 — Teknik Zorluk Belirsizliği: Projede "nano-kapsülleme yöntemi geliştirilecektir" yazıyordu. Hakem şunu sordu: Hangi nano-kapsülleme yöntemi? Liposomal mı, polimerik mı, emülsiyon tabanlı mı? Zeytinyağına özgü ne tür teknik engellerle karşılaşılıyor? Mevcut tekniklerden farkı ne? Bunların hiçbiri belgede yoktu.
Sorun 3 — Hedef Göstergeler Niteliksel: "Raf ömrü uzayacak, antioksidan kaybı azalacak" yazıyordu. Hakem şunu istedi: Ne kadar uzayacak? Başlangıç değeri ne, hedef değer ne? Ölçüm yöntemi nedir?
Birinci başvuru sonucu: I. boyuttan 52, III. boyuttan 58 puan. Her ikisinden eşiğin altında. Ret.
Hakem Raporu Geldi, Firma Ne Yaptı?
Hakem yorumlarını ciddiye aldılar. İkinci başvuruda üç değişiklik yaptılar:
Değişiklik 1 — Bütçeyi temizlediler: Dolum hattı makinesi çıkarıldı. Yerine proje için gerçekten gerekli olan biyoaktif kapsülleme reaktörü (laboratuvar ölçeği, 85.000 TL) ve partikül boyut analiz cihazı (dinamik ışık saçılımı ölçer, 120.000 TL) eklendi. Her iki cihazın da hangi iş paketiyle ilişkili olduğu açıkça yazıldı.
Değişiklik 2 — Teknik tanımı netleştirdiler: "Zeytinyağı polifenoliklerinin (oleokantal, oleakin, hidroksitirosol) ultraseson destekli emülsiyon polimerizasyonu yöntemiyle kitosan matrisine kapsüllenmesi" olarak revize ettiler. Literatür taramasında şu konuya girdiler: mevcut yöntemlerle elde edilen kapsülleme verimliliği %55-65 bandında, projenin hedefi %80 üzeri.
Değişiklik 3 — Ölçülebilir hedefler koydular: TÜBİTAK'ın kendi AGY100 kılavuzundan örnek alarak şöyle yazdılar: "Proje çıktısı nano-kapsüllenmiş zeytinyağının 40°C'de 12 aylık raf ömrü testinde toplam polifenol içeriğinin %85'ini koruması hedeflenmektedir. Mevcut ticari ürünlerde bu oran %45-55 düzeyindedir. Kapsül boyut dağılımı 100-200 nm aralığında tutulacak olup bu değer DLS (Dinamik Işık Saçılımı) ölçüm yöntemiyle doğrulanacaktır."
İkinci başvuru sonucu: I. boyuttan 74, II. boyuttan 68, III. boyuttan 71 puan. Onaylandı.
Alınan hibe: Onaylanan 2,8 milyon TL bütçenin %40'ı = 1.120.000 TL geri ödemesiz hibe.
VAKA 4 — Rutin Uygulama Hatası
Firma: Ankara'da Bir Medikal Cihaz Firması
Ne sundu: "Diyabet Takibi İçin Yapay Zeka Destekli Mobil Uygulama Geliştirilmesi"
Proje tanımı şöyle: "Hastaların kan şekeri ölçümlerini mobil uygulamaya gireceği, yapay zeka algoritmalarının bu verileri analiz ederek beslenme önerileri sunacağı bir platform geliştirilecektir."
İlk bakışta modern, anlamlı bir proje gibi görünüyor. Ama hakemin gözünden bakınca sorun hemen ortaya çıkıyor.
Hakemin tespiti: "Başvuruda tanımlanan sistem, mevcut ticari uygulamaların (MySugr, Diabetik, Glukoza vb.) sunduğu işlevlerin bir alt kümesini içermektedir. Proje kapsamında çözülmesi öngörülen teknik sorun tanımlanmamış; önerilen 'yapay zeka algoritmaları' belirsiz kalmış, mevcut makine öğrenmesi yaklaşımlarından ne ölçüde ayrıştığı açıklanmamıştır. Proje çalışmaları rutin uygulama geliştirme faaliyeti niteliği taşımaktadır."
Ret gerekçesi: Rutin uygulama. Ön değerlendirmede elendi.
Ne Yapılmalıydı?
Yapay zeka + sağlık alanında TÜBİTAK'ı ikna etmek için "yapay zeka kullanıyoruz" yeterli değil. Şunu sormanız gerekiyor: Mevcut çözümlerin çözemediği hangi teknik problemi çözüyorsunuz?
Diyabet yönetimi alanında gerçek açık araştırma soruları var. Ör: Heterogeneous data fusion — glisemik indeks verisini, aktivite sensörü verisini, uyku kalitesini ve stres belirteçlerini (kalp atış hızı değişkenliği) birleştiren multi-modal bir tahmin modeli. Mevcut ticari uygulamaların hiçbiri bu multi-modal füzyonu gerçek zamanlı yapamıyor. Ya da: Kişiselleştirilmiş insülin dozaj tahmininde federated learning uygulanması — birden fazla hastanın verisini merkezi sunucuya göndermeden model eğitimi, ki bu KVKK uyumluluğu açısından da kritik.
Bu çerçeveyle sunulsaydı başlık şöyle olurdu: "Tip 1 Diyabet Hastalarında Multi-Modal Sensör Füzyonu ile Kişiselleştirilmiş İnsülin Yanıt Tahmini için Federated Makine Öğrenmesi Mimarisi Geliştirilmesi"
Ve teknik problem tanımı: "Mevcut CGM (Sürekli Glikoz Monitörü) tabanlı sistemler, insülin yanıtının kişisel varyasyonunu modellemede yalnızca glikoz zaman serilerini kullanmaktadır. Öğünler, fiziksel aktivite, stres ve uyku kalitesinin glikoz dinamiğine katkısını eş zamanlı modelleyen ve hasta verisini yerel cihazda işleyerek (federated öğrenme) merkezi sunucuya ham veri göndermeden model güncelleyen bir mimari mevcut literatürde çalışma düzeyinde olup ticari ürüne dönüştürülmemiştir."
VAKA 5 — Ekip Yetkinliği Sorunu
Firma: Konya'da Bir Tarım Makineleri Üreticisi
Ne sundu: "Hassas Tarım için Otonom Drone Tabanlı Bitki Hastalığı Tespiti"
Proje fikri iyi. Hiperspektral görüntüleme + makine öğrenmesi + drone platformu kombinasyonu, tarım teknolojisinde gerçek bir Ar-Ge konusu.
Sorun: Proje ekibinde yalnızca iki kişi var: fabrika müdürü (makine mühendisi, tarım makineleri alanında 15 yıl deneyim) ve bir muhasebeci. Belgede hiç yazılım veya görüntü işleme uzmanlığı yok.
Hakemin tespiti (II. boyut — proje planı ve altyapı uygunluğu): Puan: 44/100.
"Önerilen proje; hiperspektral görüntü işleme, derin öğrenme tabanlı sınıflandırma ve otonom sistem yazılımı gibi alanlarda yüksek teknik uzmanlık gerektirmektedir. Mevcut proje ekibinin bu uzmanlıklara sahip olduğunu gösteren herhangi bir kanıt sunulmamıştır. Projenin teknik altyapısının yeterli olduğu değerlendirilemez."
Ret gerekçesi: II. boyuttan eşik altı. Proje reddedildi.
Nasıl Düzeltilirdi?
İki seçenek vardı:
Seçenek A — Ekibi güçlendirmek: Proje başvurusu öncesinde, konuyla ilgili uzmanlıkta en az bir tam zamanlı Ar-Ge personeli istihdam etmek. Bir bilgisayarlı görü uzmanlığı olan makine mühendisi ya da görüntü işleme alanında doktora yapmış biri. Bu kişiyi işe alıp en az 2-3 ay SGK kaydı oluşturduktan sonra başvurmak daha güçlü bir zemin yaratırdı.
Seçenek B — Üniversite işbirliği kurmak: Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi veya Konya Teknik Üniversitesi ile Ar-Ge hizmet alımı anlaşması yaparak projeye dahil etmek. Hem II. boyut puanını artırır (altyapı ve ekip güçlenmiş görünür), hem Ar-Ge hizmeti alımı kalemi olarak bütçeye girer, hem de 1501'de üniversite işbirliği bulunması ilave destek oranını artırma potansiyeli taşır.
Reddedilen Projenin Kaderi: Hakem Raporunu Okumak
Bu beş vakadan da görülüyor: ret gerekçelerinin büyük bölümü savunulabilir, düzeltilebilir sorunlardan kaynaklanıyor. TÜBİTAK hakem raporunu paylaşıyor; hangi boyuttan kaç puan alındığı, hangi gerekçeyle bu puanın verildiği yazıyor.
Bir sonraki çağrıda (2026/2, Temmuz bekleniyor) aynı projeyi gerekçeleri ele almadan göndermek otomatik red. Ama revizyonla sunulan projelerde onay oranı belirgin şekilde yüksek.
Hakem raporunu okurken şu soruları sorun:
I. boyuttan düşük puan aldıysanız: Teknik zorluk yeterince açıklandı mı? Mevcut çözümlerden fark ortaya kondu mu? Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) makul bir seviyeden mi başlıyor?
II. boyuttan düşük puan aldıysanız: Ekipte konuyla ilgili uzmanlık var mı? Bütçe kalemleri iş paketleriyle örtüşüyor mu? Süre planı gerçekçi mi?
III. boyuttan düşük puan aldıysanız: Pazar büyüklüğü rakamsal olarak verildi mi? Rakip analizi yapıldı mı? Satış projeksiyonu aylık bazda mı sunuldu? Potansiyel müşteri listesi var mı?
İyi Bir Ticarileşme Bölümünün Anatomisi
AGY100 formunun kendi kılavuzundan alınan yapıyı paylaşayım; form tam olarak bunları soruyor:
Hedeflenen kullanım alanları: "Geliştirilen sensör; demir-çelik döküm, cam eritme ve seramik fırın uygulamalarında kullanılacaktır. Özellikle 1400°C üzeri süreçlerde çalışan kok fırınları, konverterler ve tel çekme fırınları birincil hedef uygulamalardır."
Yurt içi ve yurt dışı pazar büyüklüğü: "Yurt içi pazar (ISIC Rev.4 sektör verileri baz alınarak): 14 milyon dolar. AB pazarı: 180 milyon dolar. Türkiye'nin üretici konumuna geçmesiyle 3. ve 5. yılda yurt dışı satış hedefi sırasıyla 800.000 ve 3.200.000 EUR."
Pazara erişim stratejisi: "Yurt içinde distribütör ağımız (7 bölgesel temsilci) üzerinden. Yurt dışında Almanya'da fuar katılımı (Sensor+Test, Hannover Messe) ve Avrupa pazarı için CE sertifikasyonu (planlanan tarih: Ay 18)."
Olası müşteriler: "Erdemir, İçdaş, Kardemir (yurt içi pilot). Avrupa için Voestalpine (Avusturya) ve Salzgitter AG (Almanya) ile yazışma başlatılmıştır."
Rakip ürünlere göre konum: "Heraeus Nextrema 1600 birim fiyatı: 2.400 EUR. Geliştirilen ürün hedef satış fiyatı: 1.500 EUR. Fiyat avantajı %37,5. Teslimat süresi (Heraeus): 8-12 hafta. Teslimat hedefimiz: 3-4 hafta (yerli üretim avantajı)."
Satış projeksiyonu:
Yıl | Adet | Ciro (TL) |
|---|---|---|
1 (Proje sonrası) | 80 | 1.800.000 |
2 | 200 | 4.800.000 |
3 | 380 | 9.500.000 |
Bu tablo nasıl dolduruluyor diye soruyorsanız: rakip ürünün satış verisi + Türkiye ithalat istatistikleri + potansiyel müşteri sayısı × ortalama sipariş büyüklüğü. Tahminin mükemmel olması gerekmiyor; savunulabilir olması gerekiyor.
Özet: Beş Vakanın Ortak Dersi
Vaka | Sorun | Hangi Boyut | Çözüm |
|---|---|---|---|
ERP yazılım firması | Ar-Ge niteliği yok, rutin geliştirme | I. boyut | Teknik zorluğu yeniden tanımla, somut algoritma problemi kur |
Sensör imalatçısı | Ticarileşme bölümü boş | III. boyut | Pazar büyüklüğü + rakip analizi + satış projeksiyonu ekle |
Gıda teknolojisi | Bütçe uyumsuzluğu + belirsiz hedefler | I. ve III. boyut | Ölçülebilir hedefler + bütçeyi temizle |
Medikal uygulama | Rutin geliştirme, yenilik yok | I. boyut | Gerçek teknik problemi bul, mevcut çözümlerden farkı net yaz |
Tarım makineleri | Ekipte uzmanlık yok | II. boyut | Uzman personel işe al veya üniversiteyle işbirliği kur |
Beş vakanın ortak noktası şu: hiçbiri teknik olarak imkânsız değildi. Her biri, hazırlık aşamasında yapılan kurgu hatalarından kaynaklandı. Ve büyük çoğunluğu bir sonraki çağrıda, hakem yorumları dikkate alınarak, onaya giden yolu açabilecek revizyonlarla düzeltilebilir.
Görkem Garip, vergi ve finans alanında bağımsız danışmanlık vermektedir. Bu yazıdaki vakalar, TÜBİTAK resmi çağrı dokümanları, AGY100 kılavuzu ve ret gerekçe kalıplarına dayalı olarak oluşturulmuş kurgusal ama gerçekçi senaryolardır. Bireysel başvurunuz için TÜBİTAK veya alanında uzman bir danışmanla çalışmanızı tavsiye ederim.
